Mayıs 14, 2026
Cumhuriyet Halk Partisi

Özkan Yalım CHP’yi ele geçiren kliği deşifre etti

Yazıyı paylaş

Uşak Eski Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın itirafları siyasetin gündemini belirlemeye devam ediyor. Muhtemelen en çok da mutlak butlanla yok hükmünde sayılması beklenen istinaftaki 38. Olağan Kurultay davasına bakan heyetin ilgisini çekiyor. Zira Yalım’ın ifadesi o heyete de gönderildi. Kurultayda delegere menfaat sağlanması ile ilgili olarak o kadar önemli itiraflarda bulunuyor ki! 

Bu arada bu itirafları yapan kişinin sadece “Uşak Eski Belediye Başkanı” olmadığını, aynı zamanda Özgür Özel’in Genel Başkanlığı için imza toplayan sıfatıyla hareket ettiğine de dikkat etmemiz gerekiyor.

Yani ilk kez bir eski milletvekili, Özgür Özel’in en yakın arkadaşlarından olan bir milletvekili, çıkıyor ve o süreçte biz Genel Başkanlık koltuğuna Özel’in oturabilmesi için delegeye menfaat temin ettik diyor. 

Delegeye menfaat sağlanması için Çankaya’da Veli Ağbaba‘nın yönetiminde seçim koordinasyon merkezinde bir birim olduğunu ve o birimde delegenin yarısı ile telefonda konuşup taleplerini not aldığını anlatan Yalım, bununla ilgili aklında kalan isimleri, işe alınması için kendisine gönderilen CV’leri anlatıyor.

Ve aslında tüm CHP’lilerin bildiği o gerçeği etkin pişmanlık ifadesinde dillendiriyor: “Eğer delegelerin ve ailelerinin SGK kayıtlarını kontrol ederseniz, bu kişilerin kurultay öncesinde ya da sonrasında belediyelerde işe başladığını görebilirsiniz.”

Delegeleri oy karşılığında belediyelerde işe başlatmayı neden tercih ediyorlar?

Çünkü o zaman işten çıkarma tehdidi ile destekledikleri adaya oy vermesini sağlayabiliyorlar. Ya da belediye çalışanlarını partiye üye yapıp delege olarak seçtiriyorlar ve bu mekanizmayı da “partiye üye olup istediğimiz listeye oy atmazsan seni işten çıkartırız” diye tehdit ederek yapıyorlar.

Belediyelerde delegeleri ya da ailelerini işe alarak kongreleri domine etmek aslında CHP’de önceki dönemlerde de yapılan, bilinen ancak örgütün denetim mekanizması sayesinde bugüne göre çok daha az uygulanan bir menfaat sağlama yöntemiydi.

Örgüt toplantılarında bu isimler deşifre edilir, partililer bu konuda mevcut yönetimlere en ağır eleştirileri yöneltirlerdi. Ancak bugün örgüt tasfiye olduğu gibi örgüt toplantıları bile pasifize olmuş durumda.

Eskiden bu işler CHP’de nasıl oluyordu?

Eskiden ön seçim vardı. Ön seçim gibi demokratik mekanizmalar ağır bastığı ve parti tabanı görece listelerde daha fazla yer bulabildiği için bugünkü kadar oy satın alma durumu çok fazla gerçekleşemiyordu. Çünkü partinin “ağır abileri” olan milletvekilleri ve eski parti yöneticileri örgüt üzerinde ağırlık ve söz sahibi olur, listeler belirlenirken onların önerileri ve uyarıları örgüt tarafından dikkate alınırdı.

Bunu şimdi böyle söyleyince kulağa bir efsaneden söz ediyormuşum gibi geliyor.

Gerçekten de örgütün kanaat önderleri efsanevi isimlerdi. Bunu daha iyi anlamak için öncelikle 1980’li yıllarda siyasi cinayetle öldürülen il başkanlarının cenazesinde Genel Başkan Bülent Ecevit’e ve tüm cenazedeki partililere sıkılan kurşunları düşünmeli.

Ülkedeki sağ sol kavgasının en ağır dönemlerinde CHP’li olduğu için öldürülen, sakat bırakılan, işsizliğe mahkum edilen, mezar taşının üstüne altı ok logosu yaptıran, bir ömrü inandığı değerlerler üzere yaşayan insanların dönemini…

İtibarlı insanların sözleri de itibar üzere oluyordu.

Bugün itibar kavramından anladıklarımızla partinin ağabeylerinin anladıkları şüphesiz ki aynı değildi…

Bugün o günün maneviyatını eskisi kadar hissedemese bile yine de Atatürk’ün 6 okuna duyduğu sevgi ile ülkesi için en iyisi neyse o olsun diyerek hareket eden pek çok parti üyesi var. O insanlar CHP’yi ele geçiren klikten önce elbette ki gördükleri yanlışlara seslerini yükselten kişilerdi.

CHP’de her şey Genel Merkez’den fason üye geçirerek başlıyor

Ve o zamanlar en fazla eleştirdikleri mesele de Genel Merkez’den “fason üye geçirilmesiydi”. MYK’ya giren yöneticilerle yakın olmak bu yüzden önemliydi. “Kendi listelerini geçirecek yönetici” istenilen bir durumdu. Böyle durumlarda iş adamları, yani paranın sahipleri yine avantajlı oluyordu. Köy ya da hemşeri derneklerinden, spor taraftar kulüplerinden vs. üyeleri ceplerine para koyarak partiye üye yapıyorlardı. Genel Merkez’de toplu bir şekilde üye yazdırıyorlar ve bu yolla “delege ağası” oluyorlardı.

CHP’de delege ağaları ve kongre sistemi

Delege ağasının ne olduğunu anlayabilmek için öncelikle CHP’deki kongre sistemine bakmamız gerekir.

CHP’deki delege sistemi demokratik gibi görünen ama güç sahiplerinin temsiliyet hakkını zorbalıkla ve / veya menfaat teminiyle elde edebildiği çarpık bir sistemdir.

Delege ağaları hep kazanır: Mahalle kongrelerinde il delegeleri seçilir

CHP’ye üyelik hakkını elde eden herkes mahallelerde kongrelere katılarak bir listeye oy verir. Listelerde yöneticiler ve il delegeleri yazılıdır. Mahallelerde en fazla il delegesini kazanan kişiler delege ağası olur. Kritik eşik il delegeliğindedir bu yüzden.

Özellikle belediyesi olan ilçelerde belediyeler ve ilçe yönetimleri genelde birbirine yakın isimlerden oluşur. O yüzden belediye listesi ve örgüt listesi yarışır. Belediyeye ya da ilçeye muhalif bir üyeyseniz genelde kaybedersiniz. Çünkü belediye başkanı kadar paranız olmadığından ya da ideolojik olarak menfaat temini ile oy istemeyi doğru bulmadığınızdan insanları parayla ya da belediye işe girmekle ikna edemeyeceksiniz demektir. Ancak onlar edebilir. Bu en baştan iyi olanları kaybetmeye mahkum eden bir haksız rekabettir.

İl kongrelerinde delege ağaları kurultay delegesi pazarlığına oturur

Daha sonra il kongresi olur. İl kongresinde de il yönetimleri ve kurultay delegeleri belirlenir. İl kongrelerinde daha önce mahalle kongrelerinde oy kullanma hakkına sahip olan mahalle delegeleri oy verir. Ve yine liste savaşları başlar tabii ki.

Eğer İstanbul, Ankara, İzmir gibi şehirlerden bahsediyorsak, buralarda “Genel merkez listesini” ve “muhalefet listesini” görürüz. Delege ağaları benim “40 il delegem var, 70 il delegem var” gibi söylemlerle pazarlık masasına oturur ve en çok kurultay delegesini kendisine yazdıracak olan listeye delege desteğini getireceğini vadeder. Pazarlıklar bitince kimin listesinin kazanacağı da en başından belli olur.

PM’yi belirleyen delege ağaları belediye başkanlarını ve milletvekillerini yazma gücünü elde eder

İl kongrelerinde kurultay delegeleri de belirlendiğinde 1 milyondan fazla üye 1200 civarında kurultay delegesine sahip olur ve bunlar da büyük kurultayda Parti Meclisi ile Genel Başkanı seçerler. Parti Meclisi’ni seçmek demek, yerel seçimlerde kimlerin belediye başkanı olacağını, genel seçimlerde kimlerin milletvekili olacağını belirleme gücü demektir. MYK’ya girip aday isimlerini Genel Başkanın masasına sunabilme gücü demektir. 

İşte CHP’yi ele geçiren klik tam da bu adayları ve hepsinden önemlisi Cumhurbaşkanı adayını belirlemek için mahalle kongrelerinden başlayarak tüm kurultay takvimini ele geçirdi. Hele ki İBB iddianamesinde yazdığı gibi tüm SİSTEM’in yani kamudan aktarılan kaynaklar ile müteahhitlerden kesilen komisyonlar CHP’yi ele geçirmek için aktarılmışsa bunun karşısında hiçbir organik aday duramaz!

Duramadı da zaten. Bu nedenle 38. Olağan Kurultay takviminde biz bu delege sistemini hackleyerek CHP’yi ele geçiren bir klikten söz edildiğini ve mahkemelerde bunun yargılamalarının yapıldığını bilerek meseleyi ele almalıyız. Özkan Yalım’ın itiraflarını da bu kapsamda değerlendireceğiz.

Hatta Muhittin Böcek’in adaylık için Genel Merkez’e para verilmesi itiraflarının ardından da yine İBB iddianamesinde yazanları düşünerek, CHP’yi ele geçiren kliğin başka hangi adaylıkları satmış olabileceğini düşünmemiz gerekecek.

Zira eğer parayla üye satın alıp Genel Merkez’den geçirerek delege ağası olmuş ve bunu yıllar boyunca yapmış isimlerden söz ediyorsak, rüşvet – yolsuzluk – irtikapla maaşının binlerce katı gelir elde etme imkanı olan belediye başkanlık makamlarını satılığa çıkarmak da bu iş düzeninin bir parçası olması gerek.

Oysa eskiden belediye başkanlığı adaylığı teklifi giden birisi uzun uzadıya düşünürdü. Bu adaylık teklifleri de çoğunlukla bölgenin sanayici, tekstilci gibi gelir durumu iyi olan ve düşünce olarak da kendilerine yakın, sevilen kişilere giderdi. Çünkü adaylık baştan aşağı adaya maddi olarak büyük külfet getireceği için “partisi için bedel ödeyen kişi” gözüyle bakılırdı adaya.

Ama dürüst ve hizmet götürmek maksadıyla adaylaştırılan bir isimden söz ediyorsak bu durum geçerli olurdu. Çalmak için gelen adam müteahhitlerden alacağı rüşvet ve adrese teslim ihalelere, hakedişlere eklediği “komisyon” ile yüzlerce milyon doları cebine atmak için belediye başkan adayı olmak isteyen kişi de bu maksatla “adaylık yatırımını yapmaktan!” çekinmez herhalde!

Özkan Yalım CHP’nin ele geçirilmesi sürecindeki rolünü anlattı

İşte CHP’deki mevcut delegelik düzeni tam olarak bu duruma açık bir sistemi barındırıyor. Zaten 38. Olağan Kurultay takviminde İstanbul İl Kongresi’nin de Büyük Kurultay’ın da davalık olma sebebi bu.

Onlarca delege tanık çıktı ve mahkemelerde, ifadelerde “Bize menfaat teklif edildi” dedi, bunların delilleri duruşmalarda sunuldu.

Ancak o menfaat tekliflerini sundukları söylenen isimlerin hepsi milletvekili olduğu için sanık olmadılar, bugün ilk kez birisi olan Özkan Yalım çıktı ve kendisinin de bu işte payı olduğunu söyleyip etkin pişmanlık ifadesinde şunları anlattı:

“Cumhuriyet Halk Partisinin 38. Olağan Kurultayı olan 4 ve 5 Kasım 2023 tarihlerinde düzenlenen kurultay öncesinde yapılan il kongrelerinde Özgür ÖZEL’in genel başkanlığına destek olunması yönünde delegelerle görüşmek için Diyarbakır, Van, Aydın, Denizli, Aksaray, Yozgat, Mersin ve daha hatırlayamadığım yaklaşık 40 civarında ile giderek oradaki delegelerle yapılacak kongrede Özgür ÖZEL’i desteklemeleri için görüştüm. 

Ben ağırlıklı olarak Kahramanmaraş ve Gaziantep delegeleri üzerinde yoğunlaşarak çalışmalar yaptım. Cumhuriyet Halk Partisinin yaklaşık olarak 1200 delegesinden 600-700 arası delegeyle bizzat telefonla görüşerek Özgür ÖZEL’i desteklemeleri konusunda değişimin şart olduğu, Özgür ÖZEL’in daha genç ve dinamik olduğu yönünde görüşmeler yaparak çalışmalar yürüttüm. Bu görüşmelerin çoğunu Ankara Çankayada bulunan Özgür ÖZEL’in seçim koordinasyon merkezinde kendi şahsi telefonumla aramak suretiyle gerçekleştirdim. Kahramanmaraş ve Gaziantep delegeleri Özgür ÖZEL’i daha az destekledikleri için özellikle bu iki ildeki delegeler üzerinde çalışmalar yürüttüm. Şu an tam olarak hatırlayamamakla birlikte Kahramanmaraş yahut Gaziantep delegelerinden bir kadın delege bana uzun süredir parti üyesi olduğunu, iki tane çocuğunun İstanbul’daki belediyelerin birinde işe alınmasını istediğini ancak bu şartla yapılacak olan kurultayda Özgür ÖZEL’i destekleyeceğini iletti.

Sonrasında benim şahsi telefonuma çocuklarının cv’lerini whatsapp uygulaması üzerinden gönderdi. Telefonum incelendiğinde Özgür ÖZEL’i desteklemek için çocuklarının işe alınması yönünde şart koşan delegenin göndermiş olduğu çocuklarına ait cvler ve açık kimliği tespit edilebilir.

Özgür ÖZEL’in seçim koordinasyon merkezinde çok sayıda CHPli milletvekili görev almaktaydı. Ben bu kişilerden de Özgür ÖZEL’e yapılacak olan kurultaya destek olmak için talepleri olan delegelerin olduğunu, talepleri karşılanırsa destek vereceklerini anlattım. 

Cumhuriyet Halk Partisinin 1200 delegesinin çocukları yönünden bir çalışma yapılarak kurultayda iki ay önce ve iki ay sonra CHP belediyeleri veya belediyeye bağlı şirketlere işe alınan delegelerin çocukları ve yakınları tespit edilebilir. Bu kişilerin SGK kayıtları kontrol edildiğinde kurultay öncesi yahut hemen sonrasında çocuklarını CHP belediyeleri bünyesinde işe başladıklarına dair kayıtlar temin edildiğinde hangi delegelerin çocuklarının işe alınması karşılığında Özgür ÖZEL’i destekleyeceklerini söyledikleri tespit edilecektir. 

Kahramanmaraş’ta C.C. ve H.D., Gaziantepte E.B.A., F.M.D., Z.E., C.Ş. isimli CHP delegeleri bulunmaktadır. Bunların çocuklarının SGK kayıtları yönünde araştırma yapıldığı takdirde ve telefon inceleme tamamlandığında söylemiş olduğum husus doğrulanacaktır. Özellikle Gaziantep ve Kahramanmaraş’ta Özgür ÖZEL’in imzası az olduğu için buradaki delegelerin desteğini almak için çocuklarını ve yakınlarını CHP’li belediyeler ve iştiraklerinde benim bizzat referans olduğum kişi dışındaki kişilerin de işe alınma talepleri karşılanmış olabilir. 

Yapılacak olan kurultayda Özgür ÖZEL’i destekleme yönünde bildirilen talepler ile alakalı hususlarda başta Veli AĞBABA olmak üzere Özgür ÖZEL’in seçim koordinasyon merkezinde özel bir grup ilgileniyordu. Bu grubun misyonu yapılacak olan kurultayda Özgür ÖZEL’e destek ve imza vermek için karşılığında belirli talepleri olan delegelerin bu taleplerini karşılamak üzerineydi. Bu talepler genellikle delegelerin çocuklarının veyahut yakınlarının CHP’li belediyeler ve iştirakleri kadrosunda işe alınmaları yönündeydi. 

Ben yapmış olduğum bu çalışmalar neticesinde 115 delegeden imza topladım. Matbu bir yazı hazırlayarak “Cumhuriyet Halk Partisi’nin yapılacak olan 38. Olağan Kurultayında Özgür Özel’i destekliyorum” şeklinde 115 delegenin imzasını topladım. Ben toplamış olduğum bu 115 adet imzalı evrakı o zaman seçim koordinasyon merkezinin yetkilisi olan ve şu anda CHP Genel Sekreteri olarak görev yapan Selin SAYEK BÖKE isimli kişiye teslim ettim. 

Yukarıda anlattığım şekilde Özgür ÖZEL’i desteklemenin şartı olarak çocuklarının ve yakınlarının CHP’li belediye kadrolarında işe alınması yönündeki talepler delegelerle görüşen milletvekilleri ve belediye başkanları toplamış oldukları bu talepleri seçim koordinasyon merkezine bildiriyorlardı. Bu taleplerle alakalı yapılacak işlemler Veli AĞBABA’nın koordinasyonunda gerçekleştiriliyor ve ilgili yerlere iletiliyordu.”

Mutlak butlan davasına bakan mahkeme heyeti Eski Uşak Milletvekili Özkan Yalım’ın sadece bu ifadesini okusa ve yalnızca 38. Olağan Kurultayındaki delegelerin ve ailelerinin SGK kayıtlarına baksa bile karşısına çıkacak tablo ile siyasetin nasıl bir menfaat sarmalının içerisinde eritilmek istendiğini, CHP’yi ele geçiren kliğin nasıl vahşice saldırarak bir sistem partisinin çarklarını işlemez hale getirdiğini görecektir.

Nam-ı diğer havlulu Başkan Özkan Yalım ifadesinde Özgür Özel’e kurultay öncesinde nakit 1 milyon TL verdiğini de söyledi ifadesinde. Yalım menfaat işlerini iyi biliyor. Daha önce Uşak’taki delege pazarlığının ses kaydı basına yansımıştı. 

Haberden alıntıyla, “Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın adı daha önce de 38. Olağan Kurultay’da rüşvet iddialarına karışmıştı. Yalım’ın kendisine ait eğlence kulübünde, kırmızı listeye oy verenlere para dolu zarflar dağıttığı belirtilmiş ve bir tanık, “Zarfı açtığımızda içinden 500 TL çıktı” demişti.”

Hiçbir meşruiyeti olmayan 39. Olağan Kurultay takvimi sırasında örgütü tamamen dışarıda bırakarak CHP’yi ele geçiren kliğin bu menfaat düzenini devam ettirebilmesi için yürüttüğü pazarlıkların bir örneği Uşak’ta kayıt altına alınmıştı.

Bu da benim CHP içinden ulaştığım fotoğraflar. Bu fotoğraflarda Uşak Belediyesi Sosyal Tesisler tişörtlü insanların CHP Uşak İl Binasına girdiğini görüyorsunuz. Bu tişörtlü kişilerin herhangi bir görevleri yok o binada. Sadece hepsi CHP üyesi ve mahalle delegesi. Yani Özkan Yalım’ın listesine oy vermek tehdidi neticesinde oradalar.

Uşak Belediyesi Sosyal Tesisler, Uşak Belediyesi’nin iştiraki. Belediye şirketi yani. Aynı zamanda Özgür Özel’in VIP Mercedes’inin 230 bin Euro’luk faturasını ödeyen belediye iştiraki. Özkan Yalım kendi aracının iç dizaynına 25 bin Euro öderken, Özel’in 230 bin Euro’luk lüks dizaynını pazarlıkla 170 bin Euro’ya indiriyor ve ikisini aynı faturada Uşak Belediyesi’ne ödetmeye çalışıyor.

Neden? Çünkü dikkat çekmesin istiyorlar. Çünkü CHP’den fatura edildiğinde üyeler çıkacak ve uçak konforundaki bu VIP aracın lüksüne neden ihtiyaç var diye soracak. Neden devletteki makam araçlarını eleştirdiniz o halde diyecek. CHP’lilerden lüksü kaçırmak için Özkan Yalım’a kestirtip, Uşaklılara ödetiyorlar Özel’in aracının faturasını.

Özkan Yalım ihraç edildiği için kızmakta haklı. Zira, önden parasını ödediği bir hizmetin tek taraflı olarak feshedildiğini düşünen bir tüketici kadar kızgın hissediyor.

Örgüt ise üzgün ve kırgın hissediyor. Artık kime kızacağını bile bilmez durumda.

Pisliği butlan temizler.

Ece Sevim, 14 Mayıs 2026


Yazıyı paylaş
One thought on “Özkan Yalım CHP’yi ele geçiren kliği deşifre etti”
  1. Allah daha fazla fırsat vermesin, bu ülkeyi bu milleti bunların kötülüklerinden korusun. Ece hanım sizide Allah korusun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir