Mayıs 20, 2026
Cumhuriyet Halk Partisi

CHP’yi ele geçiren klik Özgür Özel’i istifaya zorluyor

Yazıyı paylaş

“Sayın Erdoğan bugün partimizin belediye başkanlarını mesnetsiz davalar üzerinden hedef almakta; bu yolla partimizi işlevsiz hâle getirerek kendi denetiminde bir muhalefet dizayn etmeyi amaçlamaktadır. 2024 yılından bu yana yaklaşık 25 CHP’li belediye başkanı tutuklanmış, haklarında tutuklama tedbirleri uygulanmış ve yargısal-idari tasarruflar aracılığıyla fiilen görevlerinden uzaklaştırılmıştır.”

Bu sözler Özgür Özel’e ait. 1843 yılında kurulan The Economist için kaleme aldığı ve 19 Mayıs’ta yayımlanan yazısında bu satırlara yer verdi. Ekrem İmamoğlu’nun tayini ile Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partinin koltuğunda oturmayı başaran Özel, 19 Mayıs’ta köklü bir İngiliz dergisine içinde hiç “Atatürk” geçmeyen bir yazı gönderdi ve o yazıda kendi ülkesinin devlet başkanını İngilizlere şikâyet etmekte beis görmedi. Kendisi için normal, CHP tabanını için anormal bir tavırdı bu. 

Elbette İngilizler de bu yazıyı seve seve yayımladılar, zirâ İstanbul’da “Mustafa Kemal’i Samsun’dan geri çağırın” diyerek Osmanlı Sarayı’na baskı kuran da İngilizlerdi. O genç subay yüzünden daha sonra tası tarağı toplayıp ülkelerine geri dönmek zorunda kalmışlardı. 

Şimdi o subayın kurduğu partinin temsilcisi kendilerine yalvarır bir tonda “Merak etmeyin, biz de Macaristan’daki gibi seçimleri kazanacağız, ah şu Erdoğan bize saldırmayı bıraksa!” diye belagat diziyor.

Sanki belediye başkanları fikir hürriyetiyle ilgili bir konudan, okudukları bir şiirden ya da konuşmalarından tutuklanmış gibi de bir imaj çizmeye kalkıyor. Gerçi ne desin, tutup da “Başkanlarımız yolsuzluk iddiasıyla tutuklandı, rüşvet ve irtikâp iddiaları arşa ulaştı” diyecek hali yok ya! 

Veya “Milletvekilliğinden de arkadaşım olan Özkan Yalım’ı Uşak Belediye Başkanı yaptım ve o da belediyenin tüm imkânlarını pavyonlarına ve otellerine aktardığı gibi benim kullandığım VIP Mercedes’i de halk için harcanması gereken bütçeden lüks bir şekilde döşetti. Ama bunlar mühim konular değil çünkü bizde devlet bir cebinden alıp diğer cebine koyabilir” diyecek hâli de yok.

Bu fotoğraf ilk kez ecesevim.com’da yayımlanıyor. Özkan Yalım 2024 seçimlerini kazandıktan sonra pavyonuna giderek çalışanlarının tebriklerini kabul etti.

Onun yerine “Biz de Macaristan’daki gibi iktidara geliyoruz ama Erdoğan bizden korkuyor” diyor. Oysa yalnızca kendileri korkuyorlar. Hele ki Silivri! En büyük korkuları ise istinaftan çıkması beklenen mutlak butlan kararı.

Zaten The Economist gibi dergilere gönderilen yazılar da mutlak butlan ihtimaline karşı yazılıyor. Bakın “İngiltere’nin, Batı’nın desteği bizimle” demek istiyorlar. 19 Mart’ın yıldönümünde Saraçhane’de yapılan mitingi Reuters’ın canlı yayımlamasıyla da bu nedenle övünüyorlar. 

Peki, bu yabancı basının kliğe verdiği destek nereden geliyor? Bu soru Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasını getiriyor aklıma: 

“Beni kimlerin sevmediğini size söyleyeyim. Beni bölücü terör örgütü sevmez, beni FETÖ sevmez, beni rantçılar sevmez, beni DEAŞ sevmez, beni Batı -bir kısım liderler- hiç sevmez ve İsviçre’nin parlamentosunun önünde portreyi koyup, şakağıma silah dayayanlar sevmez.”

Tüm siyasi varlığını hem yurtiçinde hem yurtdışında Erdoğan karşıtlığına borçlu olan CHP’nin atanmış Genel Başkanı Özgür Özel’in siyasi olarak hangi çizgide olduğunu düşünürseniz eğer bu konuda net bir cevap bulamayacağınızı fark edebilirsiniz. 

Yani kendisi siyasi bir figür değil. Bu nedenle analizlerde bir değişken olarak dahi varlık gösteremiyor. Zaten kendisi yalnızca Silivri’nin temsilcisi olarak şaibeli kurultayda o koltuğa oturtulduğu için burada dikkate alınması gereken tek ciddi figür İBB kaynaklarından beslendiği iddia edilen suç örgütünün lideri olmaktan yargılanan, yolsuzluk davasının ana sanığı Ekrem İmamoğlu’dur.

Ve mutlak butlanın ilan edilmesine oldukça kısa bir süre kaldığı tüm kulislerde konuşulurken CHP’yi ele geçirmek için harcadıkları para, zaman ve elde ettikleri güçle birlikte bu gücün devam ettirdiği maddi kaynakları kaybetmek istemeyen Silivri ve onun Batı’daki destekçileri mutlak butlanı engellemek için çeşitli hamleler yapacaktır.

Öyle görünüyor ki kliğin yapacağı ilk hamle Özgür Özel’i istifaya zorlamak olacaktır. Özel kendi iradesiyle istifa edemez. Eğer Özel bu koltuktan inecekse bu durum ancak kendisini Zoom toplantısında temsilci olarak atayan Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla gerçekleşebilir. 

Özel’i istifaya zorlamaktaki amaç ise mutlak butlan kararı çıkmadan Özel’in yerine klikten bir başka ismi oturtmak ve böylece baştan aşağı Silivri’nin yazdığı kurultay delegelerinin yapısını korumak olacaktır. 

Eğer hiçbir meşruiyeti olmayan 39. Olağan Kurultay delegelerini bu yöntemle korumayı başarırlarsa, Silivri’nin Özgür Özel dışında başka bir temsilciyle de aynı siyasi çizgiyi ve mevcut sistemi rahatlıkla sürdürebileceği düşüncesi güçlenecektir.

Bu delegelerin nasıl yazıldığını daha önceki yazımda kaleme almıştım. Aşağıdaki videoda bunun örneğini göreceksiniz. Uşak’taki CHP binasının yakınına park eden bu araç, Özkan Yalım’ın pavyon ve kulüplerinin yakınına park eden servis aracı. Belediye listesi olarak bilinen “kırmızı listeye” oy vermeyen kişileri tespit ederek ellerindeki “beyaz listeleri” topluyor. Tüm delege listesine baktığınız zaman da neredeyse tüm delegelerin ya kendilerinin ya da yakınlarının belediyede işe girdiği gözlemleniyor.

Önemli bir kısmı belediyelerde işe sokarak, menfaat sağlayarak, belki de suça ortak ettikleri isimlerden oluşan listelerden çıkartılarak belirlenen bu kurultay delegelerinin Silivri’nin işaret ettiği kişiden başkasını seçmesi imkânsız olarak kabul ediliyor. Böyle inorganik inşa edilen bir yapıda muhalefetin de doğması mümkün olmayacaktır. Yani bu nedenle parayla ve menfaatle imal edilen bu yapıyı korumak CHP’yi ele geçiren kliğin en birincil hedefi olacaktır.

Bu nedenle CHP’yi ele geçiren klik, elde ettiği gücü koruyabilmek için Özel’i istifaya zorlayarak Genel Başkan’ı değiştirmek isteyecek, ardından Cumhur ittifakına arka kapılardan sızarak açmaya çalıştıkları diyalog kanalları aracılığı ile “Bakın Özgür Özel istifa etti, kurultay yapıyoruz, biz CHP’nin genel başkanını değiştirdik, şimdi butlan çıkarsa parti içi dinamiklere müdahale ediyormuşsunuz gibi görünür, o yüzden aman ha butlanın çıkmasına engel olun” diyerek yargıya müdahale edilmesi için uğraşacaklardır.

Çünkü Ekrem İmamoğlu için Özgür Özel’in hiçbir önemi olmadığı gibi milyonlarlarca dolar harcayarak ele geçirdikleri CHP’nin kurultay delegelerinin önemi sonsuzdur. 

Hukuken Özel’in istifasının ya da yerine yeni birilerinin gelmesinin mutlak butlan kararıyla ilgili herhangi bir bağlayıcılığı olmadığını kendileri de gayet iyi biliyorlar elbette. Buradaki mesele algıyı yöneterek, CHP içinde sağlıklı ve işleyen demokratik yapılar varmış gibi yaparak hükümeti yargıya butlan çıkmasın diye müdahaleye zorlamak. Böylece yürüyen onlarca yolsuzluk soruşturmasının da fiilen tahakküm altına girmesini sağlamak.

Zirâ İBB iddianamesinde Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun CHP’nin ele geçirilmesiyle ilgili Silivri’nin pozisyonunu, ilişkilerini ortaya koyan oldukça ciddi iddialar var. İstinafın butlan kararını vermeyerek “İBB iddianamesindeki ve diğer davalardaki delegenin ‘evet biz para aldık’ itirafları önemli değil” demesini bekliyorlar.

Ancak Özel’i istifa ettirip yerine Macaristan’da Orban dönemini bitiren Peter Magyar’ı getirseler bile mutlak butlan kararı CHP’yi 2 Kasım 2023’e geri döndürecektir. Kaldı ki kararla istifa arasında çok kısa bir süre olursa eğer istifa da herhangi bir işe yaramayacaktır. 

Sürecin uzaması hâlinde, CHP tabanının kendi partisine olan umudunu kaybetme riski ortaya çıkacaktır. 

Buradaki ikinci tehdit, Türkiye karşıtı birçok yapıyı arkasında toplama potansiyeli olan kliğin CHP’ye yaptıkları yatırımın boşa düşmesini engelleyebilmek için her türlü antidemokratik adımın içinde bulunabilmeleri potansiyeli ve riskidir. 

Hem bu konuyla ilgili hem de daha önce bu milletin evlatlarına yönelik yapılan sokak çağrısının tekrarı ihtimaliyle ilgili olarak Türk istihbaratının önleyici hazırlıklarla sokakların güvende olmasını sağlamaya yönelik çalışmalar yaptığına dair güvenim tam.

Önce Türkiye için, sonra Türk demokrasisi için CHP’yi vesayeti üreten kliğin elinden kurtarmak için mühim günlerin arefesindeyiz.

Kemal Kılıçdaroğlu’nu oldukça önemli bir görev bekliyor.

Pisliği butlan temizleyecek.

Özkan Yalım’ın Uşak’ta yazdığı CHP üyesi delegelerin belediye olan ilişkilerine ve belediyede çalışan yakınlarına aşağıda yer veriyorum. Bu liste bile partinin nasıl ele geçirildiğini ortaya koyacak cinsten.

Bu fotoğrafta da belediye çalışanların il delegesi olarak oy kullandıklarını ve kurultay delegesini belirlediklerini görüyoruz:

Ece Sevim, 20 Mayıs 2026


Yazıyı paylaş
6 thoughts on “CHP’yi ele geçiren klik Özgür Özel’i istifaya zorluyor
  1. Okuma tembeli milletimiz nezdinde hak ettiği değeri bulamamış çok değerli bir araştırmacı gazetecisiniz. Umarım sizi ekranlarda daha çok görürüz. Selamlar.

  2. Özgür mutlak butlan a kadaristifa etmez. Oda biliyor herkes bir birinin arkasından iş çevirdiğini. En azından yedek Parti’nin başına geçip kendini bir nebzede olsun sağlama almaya çalışacaktır.

  3. Yalansız Tarafsız Yalnızca Milletini Ülkesini Düşünen Bazıları Gibi Cebini Düşünmeyen? Aklı Başında Gazeteci 👏 Yazdıklarının Her Harfine İnanıyoruz. İlkelerinin Daim Olmasını diliyorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir