Antalya Eski Belediye Başkanı Muhittin Böcek itirafçı oldu. Oğul Böcek’in itirafçı olması Baba Böcek ve Gelin Böcek’in de sırasıyla Adliye ziyaretlerini tetikleyen bir reaksiyona sebebiyet verdi. Bu itirafları muhtemelen şoförler de takip edecektir.
Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan Muhittin Böcek’in ifadesi 8.5 saat sürdü. Oldukça uzun bir süre.
Bu uzun ifadeden kamuoyuna yansıyan yalnızca Gökhan Böcek’in “Veli Ağbaba’nın adamına CHP Genel Merkezi’nde 1 milyon Euro’yu babamın adaylığı için verdim” iddiası ile ilgili oldu. Kamuoyuna yansıyan kısa ifade de ayrıca satır aralarından izi sürülecek cinsten. Biz şimdilik bu vahim iddiayla ilgili tarafların neler söylediğine göz atalım, detaylara da ayrıca değiniriz.
Öncelikle bir önceki yazımda, Antalya İddianamesinden bir detaya işaret ederek, “CHP Genel Merkezi’nde teslim edildiği söylenen 1 Milyon Euro’nun 25 milyon TL’si Yusuf Yadoğlu’ndan mı istendi?” diye sormuş, Yadoğlu’nun Antalya’nın müteahhitlerinden biri olarak devam eden ihaleleri ve hakedişlerini de düşünerek 8.5 milyon TL’yi Ocak 2024’te Gökhan Böcek’e verdiğini kendi ifadesinden aktarmıştım.
Muhittin Böcek, etkin pişmanlık ifadesinde bu sorumun yanıtını vermiş oldu. Böcek, paranın kaynakları olarak Yusuf Yadoğlu’na ve Finike Döviz’in sahibi Ali Yılmaz’a işaret etti:
“Sponsorluk ödemesi adı altında Gökhan’ın beyanında geçen Yusuf YADOĞLU ve Ali YILMAZ isimli iş adamlarından ve yine parti meclis üyelerinden bu konuda destek alınmış olabilir.”
Gökhan Böcek’in babasının aday yapılması için Veli Ağbaba’nın adamına 1 milyon Euro verilmesi iddiası ile ilgili olarak Muhittin Böcek şu ifadelerde bulundu:
“Mustafa Gökhan BÖCEK benimle yaptığı bir görüşmede Oğlum bana adaylık sürecinden bir süre önce tarihini hatırlamadığım bir gün gelerek “Baba benden Özgür ÖZEL’in talebi üzerine Veli AĞBABA tarafından arandığını ve 1 Milyon Euro istendiği” şeklinde söylemesi üzerine ben oğluma “Sen gereğini yap” şeklinde söyledim. Oğlum Gökhan’ın 1 Milyon Euro istendiğine yönelik bu yönde söylediği beyanı doğrudur.”
Zuhal Böcek’in ifadesinde anlattıkları aracılığıyla da “Gökhan Böcek’in 5-20 Ocak 2024 diyerek 15 günlük zaman aralığına sığdırdığı rüşvet iddiası zamanlamasını” sınırlandırabilme imkânımız oluyor.
Öncelikle Muhittin Böcek’in adaylığının 10 Ocak 2024 tarihli CHP Parti Meclisi toplantısında ilan edileceğine yönelik bir beklenti vardı. Ancak Böcek’in 27 Ocak 2024 tarihli PM toplantısında adaylaştırıldığını hatırlayalım.
Uçuş ve otel kayıtlarını önümüze koyduğumuz zaman Gökhan Böcek’in 10 Ocak ve 14 Ocak’ta CHP Genel Merkezi’nde olduğunu biliyoruz.
Peki, bahsettiği gibi Veli Ağbaba’ya verilmesi için 1 milyon Euro’yu Genel Merkez’de teslim ettiyse bu hangi gün?
10 Ocak PM toplantısı günü mü, yoksa 14 Ocak mı?
Bunu anlayabilmek için Gelin Böcek’in itirafçı ifadesine göz atalım:
“Ankara seyahatlerimizin birinde Gökhan genel merkeze para teslim edeceğini söylemişti. Ankara uçağında XX XX ile karşılaşmıştık. Havalimanından XX XX’in ayarladığı araç ile ayrılıp otele geçtik. Ertesi gün Gökhan’ı CHP genel merkezine götürdüm. Gökhan sürekli sırt çantasıyla gezerdi, tableti de yanında olurdu. Genel merkeze çanta ile gittiğini hatırlıyorum ancak kendisini genel merkezden aldığımda çantanın yanında olup olmadığını hatırlamıyorum. Genel merkeze giderken yolda Veli AĞBABA ile telefonda konuştuğunu hatırlıyorum. Kendisini genel merkezden aldıktan sonra aramızda bu konuyla ilgili bir konuşma geçmedi. Olumsuz bir durum yaşansaydı Gökhan bundan bahseder, ödemeyi yapamadığını söylerdi.”
Gelin Böcek’in ifadesinin yukarıda yer verdiğim bölümünde parayı teslim ettikleri Ankara ziyaretinden söz ettiğini anlıyoruz. Ama hala ayın kaçı olduğunu bilmiyoruz. İfadesinde bir Ankara bölümü daha var:
“Yeğenim Nurhak’ın da aramızda bulunduğu bir Ankara seyahatinde Gökhan yanımızdan ayrıldı, Genel Merkez’e babasının durumunu sormaya gitti. Babasının adaylığı açıklanana kadar Gökhan çok stresliydi. “O kadar para verdik halen açıklanmadı” şeklinde sitem ediyordu. Bir defasında Özgür ÖZEL, Muhittin BÖCEK’in adaylığını açıklayacağına dair haber yollamıştı. Ancak devamında adaylık yine açıklanmadı. Bunun üzerine Gökhan ‘hala ne istiyorlar’ şeklinde tepki gösterdi.”
Bu Ankara ziyaretinde yanlarında Gelin Böcek’in yeğeni Nurhak da var. Ve para teslim edilmiş ancak parayı vermelerine rağmen adaylık açıklanmamış. Bu durumun stresi üstünde Oğul Böcek’in.

Takvime yeniden göz attığımız zaman Gökhan, Zuhal ve Nurhak’ın yer aldığı Ankara seyahatinin 13,14 ve 15 Ocak 2024 tarihlerini kapsadığını görüyoruz. Gelin Böcek’in ifadesine göre Gökhan tek başına Genel Merkez’e gidiyor ve “Parasını ödedik ya daha ne istiyorsunuz da babamı aday ilan etmiyorsunuz” diye hesap sormaya gidiyor.
Demek ki aksi yönde bir beyan gelmeyecekse eğer parasını ödedikleri ve adaylık bekledikleri gün 10 Ocak 2024 tarihli ziyaret olmalı. Soruşturma ilerledikçe net gün somut delillerle tespit edilecektir ama mevcut ifadeler şimdilik o güne işaret ediyor.

O halde 10 Ocak günü oğul Böcek bir CHP’li vekille telefonda görüşüyor, saat 11.20’de otelden check out yapıyor ve saat 12:00’de CHP Genel Merkezi’ne geliyor diyelim ve gerisini Oğul Böcek’in ifadelerinden okuyalım:
“Ben Veli AĞBABA’yı aradım, parayı ayarladığımı söyledim. O da bana ertesi gün genel merkeze gelmemi ve parayla birlikte görüşeceğimizi söyledi. Sonrasında uçakla sırt çantası içerisinde istenilen 1 Milyon Euro parayı Ankara’ya götürdüm. Ankara’da doğrudan CHP Genel Merkezine gittim. Danışmaya uğradığımda 6. katta beni beklediklerini söylediler.
Beni bekledikleri odada şu an ismini hatırlayamadığım, benden biraz uzun, 35-40 yaşlarında bir beyefendi benim huzurumda Veli AĞBABA’yı aradı. Ben Veli AĞBABA ile görüştüm. Getirdiğim parayı beni görüştürdüğü kişiye teslim etmemi istedi. Ben de teslim ettim.
Bu paranın neden istendiğini sorduğumda Veli AĞBABA, babam Muhittin BÖCEK’in Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için istendiğini söyledi. Parayı teslim ettikten sonra oradan ayrıldım. Daha sonra kimseyle veya genel merkezle görüşmedim.”
Bu ifadeler, uçuş ve otel kayıtları birlikte değerlendirilip akıl yürütme yapılınca şöyle bir tabo ile karşılaşıyoruz:
9 Ocak’ta Whatsapp ya da Facetime üzerinden Veli Ağbaba ile görüşme yapılmış, 22.50 Ankara uçağına binilmiş, gece saat 02:12’de Sheraton’da check in yapılmış, ertesi gün 10 Ocak 12:00’da CHP Genel Merkezi’ne gidilmiş, danışmaya önceden Veli Ağbaba ya da ekibi tarafından haber verildiği için Oğul Böcek 6. kata yönlendirilmiş (bu sayede muhtemelen ismi deftere kaydedilmemiş, kimliği alınmamış), Oğul Böcek 6. kattayken yanına Ağbaba’nın adamı gelmiş, onun telefonu üzerinden irtibat kurulmuş ve güven sağlanınca çanta teslim edilmiş.
Gayet profesyonel bir kriminal teslimat.
HTS kaydı bırakmadı, aramayı internet tabanlı yaptı, başkasının telefonundan irtibata geçildi. Üstelik baz kayıtlarının olması da mühim değil, çünkü babasının adaylığı ile ilgili olarak CHP Genel Merkezini lobi faaliyeti için ziyaret etmiş bir CHP üyesinin orada olmasının ne zararı var? Meselenin ucu Veli Ağbaba’ya ya da Özgür Özel’e ulaşamaz, Veli Ağbaba üstelik Malatya’da, Genel Merkez’de bile değil.

Yani kimse bu işi Veli Ağbaba’ya ya da Özgür Özel’e bağlamayacaktı. Şayet aday olmak için para verenler itirafçı olmasaydı…
Peki, burada merak ettiğim esas konu şu: eğer ki Veli Ağbaba 10 Ocak’taki PM gününde 1 milyon Euro’yu Özgür Özel adına alıp da yine de Muhittin Böcek o gün adaylaşamadıysa başka kime ya da kimlere ödeme yapmak zorunda kalındı?
CHP’yi ele geçiren klik bir adaylık borsası oluşturmuşsa eğer Antalya’ya aday olmak 1 milyon Euro mu? Fazlası olmalı, zira bu kadarı iki müteahhit, dövizci dolaşarak toplanıyor belli ki!

Babasının adaylık durumu nasıl ve adaylığı ne zaman açıklanacak diye Ankara’ya 14 Ocak’ta yeniden giden Oğul Böcek ne cevap aldı da babası Muhittin Böcek 15 Ocak’ta Manisa’ya gitti ve merhum Ferdi Zeyrek ile görüştü?
Ve neden Özgür Özel Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’in 15 Ocak’ta adaylık için Manisa’da para verilmesine yönelik iddiasına binaen Halk Tv’ye çıkıp Muhittin Böcek’in Manisa’ya gitmediğini söyledi?
Muhittin Böcek’in verdiği 8.5 saatlik ifadede bu soruların yanıtını bulacağımıza inanıyorum.
Ve tekrar ediyorum:
Pisliği butlan temizler.
Ece Sevim, 12 Mayıs 2026

Yüreğine ve kalemine sağlık Ece hanım. Güzel bir çalışma olmuş