Ekim 19, 2026
İBB Davası

Ekrem İmamoğlu’nun Sarıyer’deki Villalarının Parası İSKİ’den

Yazıyı paylaş

Ekrem İmamoğlu’nun Sarıyer’deki evinin hemen önünde bulunan iki villadan söz ediyoruz. Bilirkişi raporuna göre bu iki villanın toplam değeri 480 milyon TL. Her birine 240 milyon TL değer biçilmiş. Ancak bu villaların sahibi olan Güllüce Tarım şirketinin hisseleri, 7 Mart 2024 tarihinde 48 milyon TL bedelle İmamoğlu İnşaat’a devredilmiş. Üstelik bu tarih, Ekrem İmamoğlu’nun mal varlığını kamuoyuna açıkladığı gün.

Burada dikkat çekici olan şu: Ekrem İmamoğlu doğrudan villaların tapularını almıyor, villaların sahibi olan şirketi devralıyor. Şirketin hisselerini devralınca villalar da şirketin mal varlığı olarak kalıyor.

Benim bu dosyadaki iddiam, Sarıyer villalarının finansmanının İSKİ ve İBB iştiraklerinden gelen paralarla sağlandığı, yani İstanbulluların parasıyla Ekrem İmamoğlu için villa alındığı. Bu iddiamı da savcılık ifadeleri, MASAK raporu, şirket kayıtları ve banka hareketleri üzerinden değerlendiriyorum.

Peki villalar nasıl satın alındı?

Ali Nuhoğlu savcılık ifadesinde, 2021 yılında İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz’ın kendisinden villaların satın alınması konusunda yardımcı olmasını istediğini anlattı. Nuhoğlu’nun ifadesine göre Tuncay Yılmaz, villaların Ekrem İmamoğlu için alınmak istendiğini ancak yeterli nakit bulunmadığını söyledi.

Ali Nuhoğlu’nun o tarihte İSKİ’den uzun süredir tahsil edemediği yaklaşık 500 milyon TL alacağı vardı. Nuhoğlu, Tuncay Yılmaz’ın kendisine İSKİ’deki alacaklarından ödeme çıkarılacağını söylediğini, bunun üzerine villaları satın almayı kabul ettiğini anlattı.

İSKİ’den hakedişlerini tahsil edemeyen bir müteahhit, kendisine ödeme yapılacağı sözü verildikten sonra Ekrem İmamoğlu için istendiğini söylediği iki villayı satın alıyor. Nuhoğlu’nun ifadesi, villaların finansmanıyla İSKİ alacakları arasında doğrudan bir bağlantı kuruyor.

Nuhoğlu, Güllüce Tarım şirketini kurarak iki villayı şirket adına satın aldığını, ardından yaklaşık 15 milyon TL tadilat yaptırdığını söyledi. Villaların satın alınması ve tadilat sürecindeki muhasebe işlemlerinin de İmamoğlu İnşaat yetkilileri tarafından yürütüldüğünü anlattı.

Peki 480 milyon TL değer biçilen bu iki villa için Ali Nuhoğlu’na ne kadar ödeme yapılmış?

MASAK’ın incelediği banka hareketlerinde, İmamoğlu İnşaat’tan Ali Nuhoğlu’na 15 Mart, 5 Nisan ve 16 Mayıs 2024 tarihlerinde 5’er milyon TL olmak üzere toplam 15 milyon TL gönderildiği tespit edildi. Bu ödemeler İmamoğlu İnşaat’ın muhasebe kayıtlarında da yer aldı.

Yani 15 milyon TL’lik üç ödeme hem MASAK’ın incelediği banka hareketleriyle hem de şirketin yasal defterleriyle doğrulandı.

Ancak Ali Nuhoğlu çok önemli bir şey söylüyor: Bu 15 milyon TL villaların bedeli değil, benim yaptırdığım tadilatın masrafıydı, diyor.

Bir tarafta 480 milyon TL’lik bilirkişi değerlemesi, diğer tarafta 48 milyon TL’lik şirket devri ve banka kayıtlarıyla doğrulanan 15 milyon TL’lik ödeme var. Üstelik Nuhoğlu, bu 15 milyonun da villaların bedeli değil, tadilat masrafı olduğunu söylüyor.

Peki Ekrem İmamoğlu ne diyor?

İmamoğlu savunmasında, çek ve döviz karşılığı ödeme yapıldığını, ayrıca 87 milyon TL borç üstlenildiğini ve taşınmaz takası gerçekleştirildiğini ileri sürüyor.

Ali Nuhoğlu ise Beylikdüzü’nde kendisine verilmesi kararlaştırılan 6+1 villanın teslim edilmediğini söylüyor. Ayrıca olay basında tartışılmaya başlandıktan sonra 87 milyon TL cari borç tanımlayan ek sözleşmenin formaliteden düzenlendiğini iddia ediyor. Bu ek sözleşmeyle, borcun ödenmemesi hâlinde iki villa daha verilmesine ilişkin hüküm eklendiğini anlatıyor.

Peki MASAK raporu ne söylüyor?

MASAK, İmamoğlu İnşaat’ın şirket devrinin gerçekleştiği 7 Mart 2024 tarihindeki yasal defterlerini inceledi. Raporda, 87 milyon TL’lik borca ilişkin devir tarihinde herhangi bir muhasebe kaydı bulunmadığı tespit edildi.

Dolayısıyla 15 milyon TL’lik ödemeler hem banka kayıtlarında hem şirket defterlerinde karşılık bulurken, savunmada ileri sürülen 87 milyon TL’lik borç devir tarihindeki yasal defterlerde karşılık bulmadı. Nuhoğlu ise zaten bu ek sözleşmenin olay basına yansıdıktan sonra düzenlendiğini iddia ediyor. Bu nedenle iki açıklamayı tarihleriyle birlikte değerlendirmek gerekiyor.

Şimdi gelelim paranın kaynağına ve şirketler arasındaki transferlere.

Dosyada yaklaşık 2,27 milyar TL’lik ihale var. İhaleyi alan şirket İSCON AŞ. Şirket kayıtlarında Furkan Remzi Ceylan’ın yöneticilik yaptığı görülüyor. SGK kayıtlarına göre Furkan Remzi Ceylan, Ali Nuhoğlu’nun şirketinde çalışan ve elektrikçilik yaptığı belirtilen 22 yaşında bir şahıs.

Ali Nuhoğlu’nun yanında SGK’lı çalışan, elektrikçilik yapan genç bir kişinin yöneticisi olduğu şirket, milyarlarca liralık bir ihaleyi nasıl alıyor?

İhale kapsamında İSCON’a yaklaşık 200 milyon TL hakediş ödendi. Hem de 5 milyon TL’lik çekle aynı gün. MASAK’ın incelediği banka hareketlerinde, bu hakediş İSTCON’dan Nuhoğlu’nun Trend İnşaat’a, Trend İnşaat’tan da Ali Nuhoğlu’na yapılan aktarıldı. Nuhoğlu bu hakedişin rüşvetini de Fatih Keleş’in kardeşi Zafer Keleş’e çalışanının götürdüğünü söyledi.

Trend İnşaat, ATZ Enerji ve Neoray şirketlerinin Ali Nuhoğlu’yla bağlantıları da şirket kayıtlarında görülüyor. Ayrıca İSTCON ile bu şirketler arasındaki adres ortaklıkları ticaret sicili kayıtlarında karşımıza çıkıyor.

Peki MASAK bütün bu işlemleri nasıl değerlendirmiş?

MASAK, Güllüce Tarım’ın villaların satın alınması dışında ticari faaliyetinin bulunmadığını değerlendiriyor. Şirketin kuruluşunu, taşınmazların edinilmesini, hisse devrini, muhasebe kayıtlarını ve para hareketlerini birlikte inceliyor.

Ve raporun sonuç bölümünde, Güllüce Tarım’ın finansman kaynağının İBB ve iştiraklerinden gelen paralar olduğu, şirketin hisselerinin ticari faaliyet görüntüsü altında muvazaalı işlemlerle devralındığı yönünde kuvvetli şüpheye ulaşıldığını ifade ediyor.

480 milyon TL değer biçilen iki villa, 48 milyon TL bedelle devredilen bir şirketin içinde bulunuyor. Banka kayıtlarında doğrulanan ödeme 15 milyon TL. Ali Nuhoğlu, bu paranın kendi yaptığı tadilatın karşılığı olduğunu söylüyor. İmamoğlu’nun savunmasında ileri sürdüğü diğer ödeme ve borç kalemlerinin tamamı ise aynı şekilde devir tarihindeki muhasebe kayıtlarıyla doğrulanmış değil.

Nuhoğlu’nun İSKİ’deki hakedişlerine ilişkin ifadesi, belediye iştiraklerinden yapılan ödemeler, İSTCON ihalesi, Furkan Remzi Ceylan’ın şirket bağlantısı ve MASAK’ın para hareketlerine ilişkin tespitleri birlikte değerlendirildiğinde, villaların gerçek finansman kaynağına ilişkin ciddi sorular ortaya çıkıyor.

Benim iddiam, bu villaların finansmanında İstanbulluların parasının kullanıldığı. MASAK raporunun ulaştığı kuvvetli şüphe değerlendirmesi de bu kanaati güçlü bir şekilde destekliyor.

Yazıyı paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir