İBB iddianamesinin detaylarına inmeye devam ediyoruz. Şimdi sırada Boğaziçi İmar var. İddianameye göre bu müdürlükte imara aykırı yapı yapan mülk sahipleri “zabıta gönderilerek “yapı tatil tutanağı” tutulması ile tehdit ediliyor” ya da her şey mevzuata uygunsa eğer işler yavaşlatılarak yapı sahiplerinin zarara uğramasına neden olunuyor. Ve bu “sorunun çözülmesi” için rüşvet isteniyor.
Boğaziçi İmar’ın önemli isimlerinden olan itirafçı Yakup Öner’in resmî imza yetkisi olmadığı hâlde rüşvet eylemlerinde önemli iş insanları adına Ekrem İmamoğlu ile görüşerek, hayır işi, kreş, okul vb. taleplerinde bulunarak irtikap suçunu işlediği iddianamede belirtiliyor.
Rüşvet paralarının Fatih Keleş tarafından Florya’daki ofiste alındığı ifade edilen iddianamede, yapılan bir hayır işinin de tespit edilmediği vurgulanıyor.
İddianame, “Elçin Karaoğlu, Yakup Öner ve Fatih Keleş üçlüsüne düşmeyen işlerin ilerlemesinin imkânsız” olduğuna dikkat çekiyor.
Boğaziçi İmar Eski Müdürü Tülin İnal’ın 2020’de yolsuzluk söylentileri nedeniyle görevden alınıp, yerine Elçin Karaoğlu’nun getirilmesi konusu da yine itirafçı Süleyman Atik tarafından ifadesinde gündeme alınıyor ve bu görevden almanın kendisinin Ertan Yıldız’dan talep etmesi ile gerçekleştiğini söylüyor. Ayrıca İnal’ın ismi Hüseyin Gün’ün yazışmalarında da geçiyor ve yazışmalarda Gün tarafından atamasının çok büyük bir hata olduğu belirtiliyor.
Bu yazıda itirafçı Süleyman Atik’in ifadelerinin derinliklerine dalarak, kimlerden hangi rüşvetlerin istendiği itiraflarının iddianamede nasıl yer bulduğuna bakacağız.
SIX SENSES OTEL’DEN İSTENEN RÜŞVET
Atik’in itiraflarına göre, 2020 / 2021 senelerinde Fatih Keleş, Süleyman Atik’i Florya’daki Başkanlık konutuna davet ediyor. Keleş, Atik’e Six Senses Otel’in iskan talebi için ne kadar isteyebilecekleri konusunda fikrini alıyor ve “3 milyon Dolar iyi midir?” diye soruyor. Atik bunun yüksek olduğunu belirterek, “500 bin Dolar iyidir” diyor. Keleş bu rakamı az bulunca otel sahiplerinden 1 milyon Dolar alıyor ve iskanı veriyor. Atik, ifadesinin devamında 5-6 ay sonra da aynı otel iskana aykırı bir şekilde kış bahçesi yapıp yeniden İBB’ye başvurduğunda bu kez 250 bin Dolar alındığını söylüyor.
MANDARİN OTEL’DEN İSTENEN RÜŞVET
Atik’in ifadelerinin devamında bu kez Mandarin Otel’in sahiplerinden aldıklarını söyledikleri rüşvet var. İfadeye göre Fatih Keleş, yine Süleyman Atik’i Florya’ya çağırıyor. Atik’e “Mandarin Otel ruhsat aldı ama iskan başvurularında eksiklikler var, 40 milyon Dolar istesek nasıl olur?” diye soruyor. Atik bu rakamı gerçekçi bulmuyor ve 7-8 milyon Dolar’ın böyle bir iş için yeterli olabileceğini belirtiyor. Sonrasında Fatih Keleş’le konuştuğunda Keleş’in kendisine otelin yetkilisi Vedat A.’dan 20 milyon Dolar aldığını söylediğini anlatıyor.
SÜLEYMAN Ç.’DAN İSTENEN RÜŞVET
Süleyman Atik itiraflarında elden rüşvet aldığını ve bu yolla rüşvete aracılık ettiğini de pek çok kez itiraf ediyor. Suç işlediğini kabul ediyor yani. 2023 senesinin sonlarında Florya’ya Fatih Keleş’in yanına gittiğini ve Fatih Keleş’in kendisine Süleyman Ç.’nın Baltalimanı’ndaki inşaat projesi için 500 bin Dolar değerinde “A101 market kartı” bağışı yapacağını söylüyor ve Süleyman Atik’ten bu kartları teslim almasını istiyor.
Süleyman Atik de Süleyman Çetinsaya ile 42 Maslak’taki ofisinde görüştüğünü ve kartları kendisine teslim etmesini istediğini söylüyor. Çetinsaya’nın üç gün sonra çantada 500 bin Dolar rüşvet parası ile geldiğini ve “kartla filan uğraşamam” dediğini belirtiyor.
DOĞUŞ GRUBU’NDAN REINA İÇİN İSTENEN RÜŞVET
Süleyman Atik, ifadesinin devamında Beşiktaş’ta Doğuş Grubu’na ait Reina işletmesinin ruhsat işlemi için alınan rüşvet eylemini de detaylı bir şekilde anlatıyor. Reina’nın 1957’den önce yapılması sebebiyle o yıllardaki mevzuat gereği iskan alınmadan yasal bir şekilde faaliyet sürdürdüğüne yönelik bilgi paylaşıyor öncelikle. Tadilat yapılabilmesi için Doğuş Grubu’ndan Hüsnü A. ile İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar’ın görüştüğünü ve işlerin hızlanması için 10 milyon Dolar’lık A101 veya BİM Market kartının istendiğini, bu kartların İBB Sosyal İşler Daire Başkanı Yavuz Saltık’a teslim edildiğini anlatıyor. Böylece İBB’nin, işletmenin 1957 öncesinde yapıldığını onayladığını ve tadilat ruhsat verdiğini söylüyor.
PAPARA’NIN SAHİBİNDEN YALISI İÇİN İSTENEN RÜŞVET
Süleyman Atik, ifadesine devam ederken, yasadışı bahis soruşturmasından tutuklanan PAPARA’nın sahibi Ahmet Faruk Karslı’nın Fatih Keleş ile görüşerek Kanlıca’daki yalısında güçlendirme yapmak ve İBB’ye ait olan parseli kendi bahçesine katmak için 1 milyon Dolar’lık rüşvet bedelini protokol ile İBB’ye resmi bağış kisvesinde verdiğini anlatıyor. Bu hususu bizzat Karslı’nın mimarı Ç.T.’dan öğrendiğinin altını çiziyor.
Karslı, 1846’da yapılan ve 1905 yangınından sonra 2013’te aslına uygun şekilde yeniden inşâ edilen Sipahiler Ağası Mehmet Emin Ağa yalısını 200 milyon TL’ye satın almış ve buı satın alım kamuoyunda oldukça tartışılmıştı.
MNG HOLDİNG’İN SAHİBİNDEN VİLLASI İÇİN İSTENEN RÜŞVET
MNG Holding’in sahibi Mehmet Nazif G.’ın Sarıyer’deki 10 dönüm arazi üzerinde bulunan villasının güçlendirme işi için Fatih Keleş’in 2.4 milyon Dolar rüşvet istediğini ve Süleyman Atik’in Günal’dan 2.6 milyon Dolar’ı aldığını, aradaki 200 bin Dolar’ın kendi danışmanlık ücreti olduğunu söylüyor.
KENDİ ARKADAŞINDAN BİLE İSTENEN RÜŞVET
Süleyman Atik, 2021 yılında arkadaşı A. Kayabar isimli arkadaşının kendisinden evine tadilat izni almasını talep ettiğini, Elçin Karalar’ın bu izni vermediğini, Fatih Keleş’le görüştüğünde 250 bin Dolar talep ettiğini ve arkadaşından aldığı bu parayı teslim ettiğini analtıyor.
RÜŞVETİ TENHA YOLDA KELEŞ’E TESLİM ETTİM
Süleyman Atik, ifadesinde elden para teslimi yaptığı zamanların detaylarını da Başsavcılıkla paylaşıyor. En dikkat çekici kısım ise Fatih Keleş’in kardeşi Zafer Keleş’e ödeme teslimi yapma biçimi olarak iddianamede karşımıza çıkıyor. Atik, Florya Basın Mahallesi Plevne Sokak’ın yolüstü ve tenha bir sokak olması sebebiyle o sokakta buluştuklarını ve aldığı rüşvet paralarını elden bu yolla kendilerine verdiğini söylüyor.
Ayrıca Yakup Öner’in Ekrem İmamoğlu’nun temsilcisi olarak önemli iş insanları ile bizzat görüştüğünü anlatan Atik, bu firmalardan bahsederken şu ifadelerde bulunuyor:
“Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Bey’in onay verdiği projelerde, Yakup ya da Fatih Bey’e gitmeye gerek kalmadan; hasta yatağı, tekerlekli sandalye, alışveriş kartı ve kırtasiye malzemeleri gibi sosyal yardım kalemleri alınarak sosyal hizmetlere teslim edilirdi. Boğaziçi İmar Müdürlüğündeki işlerin yaklaşık yüzde 90’ı bu şekilde yürür, sistem bu şekilde işlerdi.
Yakup Öner’in, Başkan Ekrem İmamoğlu adına Büyükşehir Belediyesindeki teknik konuları takip ettiği şirketler arasında Kalyon İnşaat, IC Holding, Swissotel (M. Özyeğin ile görüşmeler yapardı) ve Cengiz Holding yer almaktadır. Ayrıca Kirazlı–Halkalı Metro hattının ihale sürecini de Yakup Öner takip etmiş; ilk ihalenin iptal edilmesinin ardından yenilenen ihaleyi kazanan Kalyon İnşaat ile görüşmeyi bizzat kendisi gerçekleştirmiştir.
Ertan Yıldız ise Hamdi Akın, İnwest Grup ve Mesa Holding ile ilgili tüm süreçleri Başkan Ekrem İmamoğlu adına yürütürdü.”
TORUNLAR İNŞAAT’TAN İSTENEN RÜŞVET
Atik’in ifadesi Torunlar İnşaat’tan alınan rüşvet anlatısı ile devam ediyor. Torunlar İnşaat’ın Beykoz’da yaptırdığı lüks otelin inşaatı sırasında şantiye şefinin hayatını kaybettiğini, bu nedenle Torunların Boğaziçi İmar’a ruhsat süresinin uzatımı için başvurduğunu anlatıyor. İfadeye göre başvuruyu Elçin Karaoğlu inceliyor ve otel projesinin ruhsata aykırı olduğunu söyleyip reddediyor. Bu “zorluk çıkarma” sürecinin ardından Aziz T. ile Elçin Karaoğlu’nun tartıştığını, Ekrem İmamoğlu’nun “sorunun çözülmesi” için devreye girerek Yakup Öner’i görevlendirdiğini söylüyor. Yakup Öner de Süleyman Atik’i arayarak “projede usulsüzlük var mı” diye sorduğunu, kendisinin de projenin hukuka uygun olduğunu söylediğini belirtiyor. Nihayetinde “sorun” çözülüyor ve Torunlar ifadeye göre 10 milyon Dolar rüşvet verince ruhsat alabiliyorlar.
Şimdi Yakup Öner’in itiraflarına geçelim ve iddiaları farklı bir ifadeden ele alalım.
YAKUP ÖNER: İMAMOĞLU “O İŞ GEÇTİ” DEDİ
Dosyada adı geçen bir diğer itirafçı Yakup Öner de Süleyman Atik’in ifadelerini doğrulayarak Torunlar İnşaat ile olan ruhsat krizini anlatıyor ancak para almadıklarını, bağış alındığını şu ifadelerle anlatıyor:
“Ruhsat onaylandıktan sonra Ekrem İmamoğlu ile yaptığım görüşmede, ruhsatın onaylandığını kendisine ilettim. Kendisi bana, “Yurt için gerekli para alındı mı?” diye sordu. Ben de, başvuru sahiplerinin hukuki hakkı olduğunu, bu nedenle herhangi bir şey talep etmediklerini belirttim; ancak isterse tekrar iletişime geçebileceğimi söyledim. Bunun üzerine, “O iş geçti.” dedi. Bu görüşmeden yaklaşık 15–20 gün sonra M. Torunlar beni arayarak misafir etmek istediğini söyledi ve yanına çağırdı. Bana, “Sen bana adamlık yaptın. Hiçbir menfaat talep etmeden hak ettiğim ruhsatı verdirdin. Ben de senin yüzünü düşürmeyeceğim; bahsettiğin yurdu belediyeye bağış olarak yapacağım.” dedi. Bu doğrultuda, iki kalemden oluşan (80 milyon TL ve 250 milyon TL) şartlı bağış protokolü İBB Meclisi tarafından onaylanarak Torunlar’dan bağış alındı.”
“EKREM İMAMOĞLU / MANDARİN’DEN 20 MİLYON DOLAR”
Yakup Öner ifadesinde Ekrem İmamoğlu’nun kendisini çağırarak Mandarin Otel’e büyük projeler verileceğini, bu projelerin yapılması gerektiğini ve otel yönetimiyle görüşmesini istediğini anlatıyor. Öner projenin detaylarını sorunca İmamoğlu’nun kendisine “Onlara söyle, 20 milyon USD tutarında iş isteyeceğim.” dediğini belirtiyor.
Daha sonra V. Aşçı ile görüştüğünü, tutarın çok yüksek olduğunu ve bu işleri yapamayacaklarını söylediğini kaydediyor. Bunun üzerine, “O zaman başkanla görüşün.” dediğini ve birkaç ay sonra tekrar görüştüklerinde, “Tamam Yakup Bey, biz uzlaştık.” dediğini aktarıyor.
Vedat A.’nın 1 milyon doları öğrenci bursu olmak üzere toplam 21 milyon dolar ödeme yaptığını duyduğunu belirten Öner, paranın nasıl alındığını bilmediğini ancak Fatih Keleş’in bu konuda kullandığı kişiler bulunduğunu veya ödemelerin döviz büroları üzerinden yapılmış olabileceğini düşündüğünü belirtiyor.
Ece Sevim, 20 Kasım 2025, ecesevim.com
