Haziran 4, 2025
İBB Davası

İBB soruşturmasındaki bu itirafçı, Özgür Özel’in çok moralini bozacak!

Yazıyı paylaş

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı ile ilgili görülen Ankara’daki “şaibe” davasında, bazı tanık ifadelerini paylaşarak, “CHP’nin şaibeli kurultayında bazı delegeleri İBB’nin parasıyla mı finanse ettiler?” diye sormuştum.

İstanbul’da açılan İBB soruşturmasında meydana gelen bazı gelişmeler, bu sorunun cevabını netleştirecek gibi görünüyor.

İBB soruşturması kapsamında şüpheli olan isimlerin büyük bir çoğunluğu, bir ideal, bir dava, bir mefkûre etrafında birleşen değil, yalnızca maddî değerler ile yolları kesişen insanlar olduğu için çoğunluğu etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak maksadıyla itirafçı oluyor.

Başsavcılığa bu kapsamda hem kendi iştirak ettikleri suçları anlatıyor hem de bu suça beraber iştirak ettikleri kişilerin isimlerini delilleriyle birlikte sunuyor. Bu kapsamda da tutuklu yargılanmak yerine adli kontrol tedbirleri çerçevesinde tahliye ediliyorlar.

Bu yolla tahliye edilen en önemli isimlerden biri olan S.Y. kendisi gibi İBB soruşturmasından tutuklu bulunan H.K.’ın şoförü. İtirafçı olarak serbest kaldı.

H.K., MASAK raporuna göre, ortağı ve sahibi olduğu firmalara İBB’den gelen yüzlerce milyon TL’lik ödemeleri İmamoğlu İnşaat’a aktaran şahıs. Şu anda İBB soruşturmasından tutuklu.

İşte bu şahsın on iki yıllık şoförü olan S.Y., kardeşi G.Y. ile bir telefon konuşması yapıyor ve bu konuşma İBB soruşturmasına giriyor. Tapelerde Medya A.Ş. Genel Müdürü M.O.’nun en yakınındaki isimlerden biri olan E.B. ile ilgili bazı değerlendirmelerde bulunuyorlar.

M.O. ve E.B.’nin isimlerini de en son geçtiğimiz haftalarda Akşam Gazetesi’nin “İmamoğlu Medyası A.Ş.” başlıklı haberinde medyada İmamoğlu adına PR yapmaları için bazı gazetecilerin finanse edildiği, paraların bir zarfta E.B. tarafından elden ulaştırıldığı iddiaları ile duymuştuk.

S.Y. ile kardeşi G.Y.’nin soruşturma dosyasına giren o konuşmalarına göz atalım:

S.Y.: S…min acemi hırsızları!

G.Y.: Usta korkunç acemi ama fena götürüyorlar ya fena, korkunç rakamlar.

S.Y.: O Emrah Bağdatlı’ya baksana! A… S… evladı!

G.Y.: He ya, kaça almış lan orayı?

S.Y.: Kaça almıştır abi, yüz elli milyondan aşağı değildir. Fazladır belki de A… S…. oğlu ya.

G.Y.: İnşallah bir gün darbe gibi bir şey yaparlar da bunların bütün malına mülküne çökerler usta.

S.Y.: Tabii canım, şeye sor da yok, yok, yok, yok, çalışıyor E.B.! Çok çalışıyor! Hee, E.B. çok çalışıyor. Şirketi de yok adına, üstüne

G.Y.: Ama gelir korkunç!

S.Y.: Ya devlet de abi demiyor ki “ya nasıl aldın sen bunu ya” ama S…ler Hacı, devletin her şeyden haberi vardır. Günü geldi mi hepsini koyar ortaya.

G.Y.: Ya inşallah, inşallah… Allah vere de öyle en mutlu anlarında birden bir bakacak ki hiçbir şeyi kalmamış!

Şoför S.Y.’nin dikkat çekici konuşmaları sadece bu tapelerle sınırlı değil tabii. Biz S.Y.’nin ismini, CHP’nin şaibe iddialı kurultayında “para dağıtılması” konusuyla ilgili olarak bir tanık ifadesinde de görüyoruz. İlgili ifadeye geçmeden önce öncelikle bu para meselesiyle ilgili iddianamede nelerin olduğuna göz atalım.

İddianamede, CHP kurultayında delegenin iradesinin Özgür Özel lehine satın alınabilmesi için Kapalı Çarşı’daki bazı döviz bürolarında milyonlarca TL’nin dövize çevrildiği ve Ankara’ya götürülerek bu paraların kimi delegelere dağıtıldığı savı ileri sürülüyor.

Ancak bu iddia MASAK raporu ile desteklenmiyor. MASAK ilgili döviz bürolarında yapılan işlemleri tespit edemiyor. Yine de birçok tanığın bu konuda önemli ifadeler vermesi, MASAK’ın bu konuda teknik olarak yetersiz kaldığını düşündürüyor.

Örneğin, ismi geçen döviz bürolarından birinde çalışan Ü.D. isimli tanık, işyerinde yasal olmayan işlemleri fark ettiğini söyleyerek başına bir şey gelmesin diye işi bıraktığını ve durumu Hazine Bakanlığına bir dilekçe ile bildirdiğini belirtiyor ve şu ifadelerde bulunuyor:

“İşyerinden ayrılmadan birkaç gün önce işyeri adına çalışan kuryelerden olan Ş.A. isimli şahıs bana Kapalı Çarşı’ya 50.000.000 Euro götürdüklerini söyledi. Olaydan birkaç gün sonra da basında CHP’ye 1.5 Milyar TL çalıştığım firmalardan para gittiğini öğrendim. Bu paralar arasında bir bağlantı olduğunu düşünmekteyim.”

CHP’li diğer tanıklar da kurultayda döviz dağıtılması meselesini doğruluyorlar. CHP’li Erzurum Kurultay Delegesi Y.G., tanık ifadesinde bizzat kendinin para aldığını söylüyor:

“Ankara’da bir pavyona gittik ancak adını ve yerini tam hatırlayamıyorum. Pavyonda oturup içtik, alkol alıp eğlendik. İlerleyen saatlerde geceleyin 02:00 civarında S.E., bizi pavyonun dışında kapı girişine davet etti. Orada bize hitaben “Benim sizin imzalarınızı alıp bir yere göndermem lazım” dedi ve cebinden para çıkardı. Bana 1.000 (bin) USD (Dolar) para uzattı. Ben bu parayı delil olarak ileride kullanmak amacıyla aldım. Bu parayı hiç kullanmadım. Amacım ileride olabilecek bir şikayet ortamında dile getirmek ve delil olarak açıklamaktı. Arkadaşım E.A.’ya 1.500 (bin beşyüz) USD teklif etti ve o parayı alıp cebine koydu, A.’ya ise 1.000 (bin) USD teklif etti ancak A. bu parayı kabul etmeyip, ortamı terk edip Kılıçdaroğlu’nun ekibinin olduğu tarafa gitti.”

Ankara’daki davanın bir diğer tanığı olan şahıs olan H.H.Ş.’nin tanık ifadesi ise dövizle para dağıtılması meselesini bir adım daha ileri götürüyor ve konuyu yazının başında anlattığım H.K.’ın şoförü olan S.Y.’ye bağlıyor. Öncelikle H.H.Ş.’nin ifadesinin ilgili bölümüne göz atalım:

“Ben Ekrem İMAMOĞLU’nun gizli kasası H.K.’nin 12 yıllık şoförü S.Y.’nin bana anlattığı bilgileri size bildirmek istiyorum. Kendisi de bu cezaevinde, İstanbul’da yürütülen İstanbul Büyükşehir Belediyesine ilişkin yolsuzluk soruşturması dosyasından tutukludurlar. Kendisi bana 2024 yılında yaptığımız bir telefon görüşmesinde Laleli’de bulunan Berber Y. lakaplı şahsın döviz bürosundan 4 tane özel Mercedes Vito marka araç ile 1.200.000.000 (bir milyar iki yüz milyon) TL parayı dövize çevirip araçlarla Ankara’da bulunan delegelere dağıtmak üzere götürmüşler. S.Y. ile aramızda geçen bu telefon konuşmalarının ses kaydını almıştım. Ben cezaevine girmeden iki ay kadar önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosuna bu ses kaydını delil olarak verdim. Ayrıca tanık olarak da orada ifade verdim. Ayrıca KİPTAŞ üzerinden 50 (elli) adet daire Özgür ÖZEL’e oy vermeleri için delegelere dağıtılmış. Kimlere dağıtıldığını bilmiyorum. Bu organizasyonu İmamoğlu İnşaat’ın Genel Müdürü olan T.Y. yapmış. Ayrıca üst düzey parti üyesi erkek bir şahsın ABD’ye sıklıkla gidip gelmesi nedeniyle 1 (bir) yıllık masraflarının da Ekrem İMAMOĞLU tarafından karşılandığını söyledi. Ayrıca birçok delegeye de IPhone marka cep telefonları dağıtılmış. Ekrem İMAMOĞLU’nun İBB Başkanı olmasına rağmen il il dolaşarak miting yaptığı sırada partinin kurultay delegeleri ile yakinen görüşme imkanı olmuştur. Bu görüşmeler sırasında delegelere A101 marketine ait market alışveriş kartlarını da dağıtmıştır. (…)”

Ezcümle, Ankara’daki CHP’nin kurultay davasında tanık olan H.H.Ş., şoför S.Y. ile yaptığı telefon görüşmesinde, S.Y.’nin kendine CHP kurultayında dağıtılmak üzere 1 milyar 200 milyon TL’yi dövize çevirerek Ankara’da dağıttıklarını anlattığını ve bu görüşmeyi kaydettiğini, ilgili kaydı İBB soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ilettiğini söylüyor.

S.Y., bu konuyla ilgili daha önce “Ses kaydı olayına gelecek olursak, alkol aldığımız bir esnada mahallede konuşurken H.H.Ş. usulsüz bir şekilde haberim olmadan ses kaydı almış ve bu hususta bana şantaj yaptı” demiş, kayıttaki görüşmeleri inkâr etmemişti.

H.K. gibi dosyanın kilit isimlerinden biri olan şüphelinin on iki senelik şoförü olan S.Y., bugün itirafçı oldu.

S.Y.’nin etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifade, Ankara’daki CHP kurultayındaki şaibe iddiası ile ilgili de çok şey söyleyecektir gibi görünüyor.

Kamu yararını fazlasıyla ilgilendiren bu ifade ve ses kaydı, 30 Haziran’daki kurultay duruşmasında mahkeme tarafından İstanbul’a müzekkere yazılarak istenecektir diye düşünüyorum. 

İstanbul’daki soruşturmayı Ankara’dan, Ankara’daki davayı İstanbul’daki soruşturmadan ayrı ele almamak gerekir gibi görünüyor.

Daha bunun CHP İstanbul İl Kongresi kısmı var ki, o da başka bir yazıya kalsın.


Ece Sevim, 04.06.2025, ecesevim.com

Yazıyı paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir